Yeşil Bina Tasarımı: Su

Yeşil Bina Tasarımı: Su

Artan çevre ve hava kirliliği, su kaynaklarının hızla tükenmesi, giderek azalan dünya kaynakları… İşte bütün bu faktörler her bir bireyi biz dünyaya ne yaptık ve neleri değiştirebiliriz sorusuna yöneltmiş durumda. Dünya nüfusunun devamlılığının sağlanması için uygulanması gereken yöntemler genel olarak sürdürülebilirlik olarak adlandırılıyor. Hemen hemen her sektörde yeni trend olarak karşımıza çıkan sürdürülebilirlik inşaat sektörünün de hızla benimsemeye çalıştığı bir doğa hareketi.

            Özellikle konut yapımı ve satışının oldukça yüksek olduğu günümüzde diğer sektörlerle kıyaslandığı zaman, inşaat sektörü en büyük kirletici konumunda. Karbon salınımı noktasında rakiplerinin önüne geçen bu sektör, tüketilebilir taze suyun onda birini kullanırken toplam katı atığın %40’ını oluşturmakta.

            Gelişen teknolojinin getirdiği envanterlerle birlikte binaların doğaya verdiği zararı minimal hala getiren bina tasarımları yapmak mümkün. Karbon salınımı daha az olan betonlar kullanmak; enerji, su ve diğer kaynakları olabilecek en verimli şekilde kullanmak bu tasarımların en büyük artıları arasında.

            Özellikle su tüketimini azaltan ve su kaynaklarının gereksiz kullanımın önüne geçen bina tasarımları önümüzdeki yüz yıllar için oldukça gerekli. Artan küresel ısınma ile orta kuşak ülkelerinin su kaynaklarına ulaşmasının oldukça zor olacağı göz önünde bulundurulursa, her bir damla suyun önemi daha da fazla olacak.

            Su kaynaklarını koruyan konut tasarımlarının kilit noktası ise yağmur sularının toprağa karışmadan depolanmasını sağlayabilmek. Yağmur suyu depolamanın birçok farklı yöntemi bulunuyor. Bunlardan biri binaların altına yerleştirilen sarnıç türevi depolar ile su depolamak. Bir diğer yöntem ise bina çatılarını yeşillendirerek tıpkı yer altı suyu depolar gibi çatı suyu depolamak. Çeşitli toprak sınıflarının çatı üzerinde sıralanması ile oldukça büyük kütleye sahip suyu depolamak mümkün. Depolanan çatı suyu süzülmeye uğrayarak daha kullanılabilir hale gelirken, üzerindeki bitki örtüsünü de besleyerek doğaya temiz bir nefes daha olmakta.

            Gelecek dönemlerde bu tarz konutların piyasadaki artışına şahit olmak ve daha fazla tercih edileceğini görmek mümkün. Her sektörde sürdürülebilirlik ilkelerine uygun olarak su kaynaklarının korunduğu günümüzde inşaat sektörünün de bu gelişmelere ayak uydurması hem insanlık hem de sektör için oldukça sevindirici bir gelişme.

Share: